Blog,  Genel

Çocuklarda Anaokuluna Uyum Süreci

Çocuklar hayatlarının farklı dönemlerinde, yaşadıkları deneyimler nedeniyle çeşitli duygular hissederler. Anaokuluna uyum süreci de bu dönemlerden biridir ve belki de çocuğunuz ilk defa okul sürecini deneyimleyeceği için en kritik dönemdir. İlk üç yılda çocuğun rol modeli anne ve babasıdır. Bu dönemde daha çok çocuk,  ebeveynlerini taklit ederek bir kişilik geliştirir. Okul öncesi dönem de, bu oluşturulan kişiliğin pekiştirildiği bir dönemdir.  Zihinsel, duygusal, en önemlisi de sosyal becerilerinin sistemli bir ortam içerisinde gelişmesini sağlar. Tüm bunların yanında anaokulu, iyi alışkanlıklar ve davranışlar kazanmalarını sağlar ve bunları geliştirir. Böyle önemli bir döneme alışma  sürecini ebeveynlerin bilinçli bir şekilde yönetmesi, çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracaktır.

photo of two girls playing with wooden toys

Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

  • Bütün çocuklar için yeni bir ortama girmek stres ve kaygı vericidir. Biz yetişkinler için bile yeni bir iş ortamı, yeni bir şehre alışmak oldukça stresliyken çocukların o minik bedeni bezen yeni deneyim karşısında bu stresi kaldıramayabilir ve farklı bedensel-ruhsal tepkiler gösterebilir. Öncelikle bu tepkilerle karşılaşabileceğimizi kabul etmemiz gerekir.
  • Çocukların ifade becerisi biz yetişkinler kadar gelişmiş olmadığı için duygularını dile getirmekte zorlanırlar. Bu yüzden çoğunlukla bedensel tepki gösterirler. Örneğin, uykuya dalmakta zorluk, yemek yememe, idrar kaçırma, okula gitmek istememe, oynanan oyunlara katılmama gibi problemler görülebilir.
  • Çocuğun anaokuluna uyum süreci 3 haftadır ve bu 3 hafta içinde yukarıda saymış olduğum problemlerin yaşanması normaldir. Bu problemler 3 haftayı geçer, ailenin ve okulun işlevselliğini etkilemeye başlarsa bir uzman desteği alınmasında yarar vardır.
  • Çocuğunuz sabahları okula gitmek istemediğini, karnının ağrıdığını söyleyebilir. Burada yapılması gereken şey ebeveynin çocuğa farklı seçenekler sunmaması (komşu, anneanne-babaanne gibi farklı bir yere bırakılmasının teklif edilmemesi gibi), net ve kararlı bir tutum sergilemesi ve çocuğun anlayabileceği dille kısa bir şekilde okula gitmesi gerektiği anlatılmalıdır. 
  • Çocuklar iyi ve kötüyü kavrayabilecek yaşta olmadığı için okula gidip gitmeme konusunda karar alma yetisi ebeveyne aittir. Çocuğun neden okula gitmesi gerektiği mantıklı nedenlerle çocuğa açıklanmalıdır. Eğer ebeveyn açıklamak yerine sert bir tutumla çocuğa karşılık verirse ya da onu tehdit ederse bu durum problemin çözümünü zorlaştırır. 
  • Çocuğun okula gitmesi tüm aile üyeleri tarafından desteklenmelidir. Eğer okula gitmesine karşı çıkan bir birey varsa çocuk bundan güç alacaktır. Bu sebeple aile içinde fikir birliği olması ile çocuğun anaokuluna uyum süreci kolaylaştıracaktır.
  • Ailenin zorlayıcı ve aceleci bir tutumu varsa bu durum okula uyumu zorlaştırabilir
  • Her çocuğun az ya da çok ayrılık kaygısı yaşadığı unutulmamalı, her çocuğun farklı olduğu kabul edilmedi ve çocuk diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır. Bu kaygı zamanla azalacaktır.
  • Eğer ebeveyn çocuğunu yetiştirirken fırsat verici bir tutum yerine koruyucu bir tutum sergilediyse, bu çocuğun okula uyumu diğer çocuklara göre daha zor olacaktır. Önemli olan bu farkındalığa sahip olmak ve şimdi bu tutumu değiştirip çocuğa fırsat vermek ve güvenli bir alan oluşturmaktır. 
  • Eğer çocuk normalin çok üstünde bir ayrılma kaygısı yaşıyorsa ebeveyn kendi kaygı seviyesini kontrol etmeli ve bu kaygıyı çocuğuna yansıtıp yansıtmadığını farketmelidir. Eğer ebeveyn bu duygularını kontrol edemiyorsa ve çocuğuna çok fazla yansıttığını farkediyorsa, muhakkak bir uzman desteği alıp kendi kaygısını çözümlemelidir.
  • Bu sürecin daha sağlıklı geçirilebilmesi adına aile ve öğretmen iletişim halinde olmalı, işbirliği kurmalı ve çocuğu desteklemelidir.
  •  Çocuklar genellikle okulun kapısına kadar ağlarlar ve içeriye girip arkadaşlarıyla vakit geçirmeye başladıktan sonra her şeyi unuturlar. Burada önemli olan nokta ebeveynin kararlı olması ve ayrılık sürecini uzatmamasıdır.
  • Ayrılık anında çocuk öpülerek geri gelineceği ebeveyn tarafından somut bir şekilde (çıkış saatinde akrebin ve yelkovanın nerede olacağının gösterilmesi ya da ikindi kahvaltısından sonra  gelineceğinin söylenmesi gibi) ifade edilmelidir. İfade edilen saatte muhakkak gelinmeli ve çocuğun güven duygusu zedelenmemelidir. Çünkü genelde çocukların ayrılma kaygılarının nedeni, annenin onu okulda unutabileceği, okulda bırakılabileceği ya da annesinin başına bir şey geleceği düşünceleri ile ilgilidir. Eğer söylenilen saatte gelinmezse çocuğun kaygı duyguları pekişir ve ebeveyne güveni sarsılabilir. Bu da çocuğun okula uyumunu daha da zorlaştırabilir.
  • Eğer çocuk anneye çok bağımlıysa, okula baba tarafından götürülmesi önemlidir.
  • Eğer çocuk ağlıyor diye eve geri götürülürse ya da anne sınıfa alınırsa, bu durumlar çocuk için bir ödül görevi görecek ve çocuğun ağlama davranışını pekiştirecektir.

Uyum Sürecinde Çocuğunuza Söylememeniz Gereken Cümleler:

  • Böyle ağlarsan okulda hiç kimse seni sevmez.
  • Artık büyüdün, okula başladın. Bebek gibi ağlama!
  • Ağlamaya devam edersen giderim.
  • Okula bir alışamadın!
  • Eğer ağlarsan akşam okuldan seni almam.
  • Bak arkadaşların hiç ağlıyor mu? Seni görmesinler, çok ayıp!
  • Bugün gir okula, yarın söz seni getirmeyeceğim.

Uyum Sürecinde Çocuğunuza Bunları Söyleyebilirsiniz:

  • Yeni bir ortama girmek seni tedirgin ediyor ama okulda bir sürü arkadaşın olacak ve onlarla oyunlar oynayacaksın, yeni bilgiler öğreneceksin.
  • Endişelendiğini biliyorum, fakat şu an burada güvendesin. Küçük çubuk buraya gelince, büyük çubuk da buraya gelince (saatin akrep ve yelkovanı gösterilerek) seni almaya geleceğim ve eve gideceğiz. 
  • Okula giderken istersen en sevdiğin oyuncağını ya da eşyanı alabilirsin. Eminim öğretmenin de çok beğenecek.(Bu seçenek çocuk isterse tavsiye edilir çünkü sürekli yapıldığında çocukta eşyaya karşı bağımlılık gelişebilir ve eşyası ya da oyuncağı olmadığında kendisini güvende hissetmeyebilir. Bunun için eğer eşyasına ya da oyuncağına çok bağlandıysa aşamalı bir şekilde bıraktırmanızı tavsiye ederim.)
  • Çok fazla arkadaşın olacak, bu çok heyecan verici değil mi?
  • Acaba bugün okulda neler yapacaksınız ve hangi oyunları oynayacaksınız? Eğer eve gelince hangi oyunları oynadığınızı bana da öğretirsen beraber oynayabiliriz.

Uzm. Klinik Psikolog

Bir Cevap Yazın

Uzm. Klinik Psikolog Zeynep Feyza Uçan sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin