Kaygı Bozukluğu Nedir ve Kaygıyla Baş Etmeye Neler Yardımcı Olabilir?-Halkalı Psikolog
İş, ilişkiler, gelecek, sağlık, maddi konular veya belirsizlikler nedeniyle zaman zaman kaygı yaşamak olağandır. Kaygı, kişinin olası tehditlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayan doğal bir duygusal tepkidir.
Bununla birlikte kaygı yoğunlaştığında, uzun süre devam ettiğinde veya günlük yaşamı, işlevselliği ve ilişkileri belirgin biçimde etkilediğinde profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Halkalı psikolog, Atakent psikolog veya Küçükçekmece psikolog arayan kişilerin sıkça merak ettiği konulardan biri, kaygının ne zaman değerlendirilmesi gereken bir güçlüğe dönüştüğüdür.
Bu yazıda kaygı bozukluğunun ne olduğu, belirtileri, kaygıyla baş etme yolları ve psikolojik desteğin ne zaman gündeme gelebileceği ele alınmaktadır.
Kaygı Nedir?
Kaygı, gelecekte gerçekleşebilecek bir tehdit veya olumsuz durumla ilgili endişe, korku ya da huzursuzluk hissidir.
Yalnızca düşünsel bir deneyim olmayan kaygıya çeşitli bedensel belirtiler de eşlik edebilir:
● Kalp çarpıntısı
● Kaslarda gerilme
● Terleme
● Hızlı veya yüzeysel nefes alma
● Mide ve bağırsak sistemiyle ilgili rahatsızlıklar
● Huzursuzluk
● Dikkati toplamakta zorlanma
● Uyku sorunları
Kaygının nasıl yaşandığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği kişiden kişiye değişebilir.
Kaygı Bozukluğu Nedir?
Kaygının yoğunluğu, süresi veya ortaya çıktığı durumlar kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa kaygı bozukluğu söz konusu olabilir.
Kaygı bozuklukları tek bir durumdan oluşmaz. Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve çeşitli fobiler bu grupta yer alabilir.
Tanı yalnızca internet üzerindeki belirtilere bakılarak konulmaz. Değerlendirme sırasında kişinin yaşam öyküsü, belirtilerin süresi ve şiddeti ile günlük işlevselliği birlikte ele alınır.
Kaygı Bozukluğunda Hangi Belirtiler Görülebilir?
Belirtiler kişinin yaşadığı duruma ve genel yaşam koşullarına göre değişebilir. Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
● Sürekli veya kontrol edilmesi zor endişe
● Gelecekle ilgili olumsuz senaryolar düşünme
● “Ya kötü bir şey olursa?” şeklindeki tekrarlayan düşünceler
● Huzursuzluk ve gerginlik
● Dikkat ve odaklanma güçlükleri
● Uyku problemleri
● Kaçınma davranışları
● Panik veya yoğun korku hissi
● Bedensel gerginlik
Bu belirtilerden bir veya birkaçının bulunması tek başına kaygı bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Belirtilerin süresi, yoğunluğu ve yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Kaygıyla Baş Etmeye Neler Yardımcı Olabilir?
Kaygıyla baş etme sürecinde kişinin ihtiyaçlarını fark etmesi ve günlük yaşamında sürdürülebilir düzenlemeler yapması destekleyici olabilir. Aşağıdaki uygulamalar bazı kişiler için yararlı olabilir.
1. Bedensel Tepkileri Fark Etmek
Kaygı sırasında bedende ortaya çıkan tepkileri fark etmek, yaşanan deneyimi anlamaya yardımcı olabilir.
Nefes alışverişini gözlemlemek, bedendeki gerginlik noktalarını fark etmek ve dikkati içinde bulunulan ana yöneltmek bu süreçte kullanılabilecek uygulamalardandır.
5-4-3-2-1 farkındalık egzersizi de dikkati mevcut ana yöneltmek amacıyla kullanılabilir.
2. Düşünceler ile Davranışlar Arasındaki İlişkiyi Gözlemlemek
Kaygı sırasında zihinden çeşitli olumsuz senaryolar geçebilir:
> “Ya başaramazsam?”
> “Ya kötü bir şey olursa?”
> “Ya kontrolümü kaybedersem?”
Bu düşünceler ortaya çıktığında davranışların nasıl değiştiğini fark etmek önemlidir.
Kaygı nedeniyle sürekli kaçınmak veya ertelemek kısa vadede rahatlama sağlayabilir. Ancak bu davranışlar, uzun vadede kişinin kaygı yaşadığı durumlarla ilişkisini etkileyebilir.
Bu nedenle düşüncelerin yanı sıra davranışları da gözlemlemek psikolojik çalışmalarda ele alınabilecek konulardan biridir.
3. Değerleri ve Öncelikleri Belirlemek
Kaygı yoğunlaştığında kişi yaşamında önem verdiği alanlardan uzaklaşabilir.
Aile, arkadaşlık, eğitim, iş, sağlık, üretkenlik, dinlenme veya kişisel gelişim gibi alanlardan hangilerinin önemli olduğunu fark etmek, günlük yaşamda atılabilecek küçük adımları belirlemeye yardımcı olabilir.
Bu noktada şu soru üzerinde düşünülebilir:
“Kaygı kararlarımı belirlemeseydi, benim için önemli olan hangi alana bugün küçük bir adım atardım?”
4. Günlük Yaşamda Düzen Oluşturmak
Uyku, beslenme, hareket, çalışma ve dinlenme zamanlarının mümkün olduğunca düzenli olması günlük yaşamı daha öngörülebilir hâle getirebilir.
Yoğun ve düzensiz yaşam koşullarında sürdürülebilir bir rutin oluşturmak, günlük işlevselliği destekleyebilir. Buradaki amaç kusursuz bir program hazırlamak değil, kişinin sürdürebileceği bir düzen kurmasıdır.
5. Kaygının Günlük Yaşama Etkisini Değerlendirmek
Kaygı herkesin zaman zaman yaşayabileceği bir duygudur. Ancak belirtiler uzun süre devam ediyor, günlük yaşamı etkiliyor veya kaçınma davranışlarını artırıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Psikolojik değerlendirme sırasında belirtiler, yaşam öyküsü, günlük işlevsellik ve kişinin ihtiyaçları birlikte ele alınır.
Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı uzun süredir devam ediyorsa bir ruh sağlığı profesyoneliyle görüşmek değerlendirilebilir:
● Kaygı ve endişelerin günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi
● Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetme
● Panik belirtilerinin tekrarlaması
● Belirli ortamlardan veya durumlardan kaçınma
● Uyku düzeninin bozulması
● İş, okul veya sosyal yaşamda işlevsellikte azalma
● Kaygının ilişkileri etkilemesi
● Bedensel belirtilerin sıklaşması
● Kişinin kendi başına baş etmekte zorlandığını hissetmesi
Psikolojik desteğin gerekip gerekmediği ve hangi yaklaşımın uygun olabileceği kişisel değerlendirme sonucunda belirlenir.
Halkalı, Atakent ve Küçükçekmece’de Psikolog Ararken
Halkalı psikolog, Atakent psikolog veya Küçükçekmece psikolog arayan kişiler, bir psikoloğun eğitimini, mesleki unvanını, çalışma alanlarını ve kullandığı psikoterapi yaklaşımlarını inceleyebilir.
Psikoterapi sürecinin nasıl yürütüleceği; başvuru nedeni, ihtiyaçlar, yaşam öyküsü ve psikolojik değerlendirme doğrultusunda belirlenir.
İstanbul Küçükçekmece, Halkalı ve Atakent bölgesinde çalışan Uzm. Klinik Psikolog Zeynep Feyza Uçan hakkında mesleki eğitim ve çalışma alanlarına ilişkin bilgilere web sitesindeki ilgili bölümlerden ulaşılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Kaygı bozukluğu nedir?
Kaygı bozukluğu, aşırı veya sürekli kaygı ve korkunun kişinin günlük yaşamını ve işlevselliğini belirgin biçimde etkileyebildiği ruhsal durumları kapsayan bir gruptur.
Kaygı bozukluğunun belirtileri nelerdir?
Yoğun endişe, huzursuzluk, gerginlik, odaklanma güçlüğü, uyku sorunları, kaçınma davranışları ve çeşitli bedensel belirtiler görülebilir. Belirtiler kişiden kişiye değişebilir.
Kaygı nasıl azaltılır?
Nefes ve farkındalık uygulamaları, günlük yaşamda düzen oluşturmak, düşünce ve davranışları gözlemlemek ve kişinin önem verdiği alanlarla bağlantısını sürdürmek bazı kişiler için destekleyici olabilir.
Süregelen veya günlük işlevselliği etkileyen kaygılarda profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Kaygı bozukluğu kendi kendine geçer mi?
Kaygının seyri kişiden kişiye değişir. Bazı dönemsel kaygılar zaman içinde azalabilir. Uzun süren veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen belirtilerde ise profesyonel değerlendirme gerekebilir.
Halkalı’da psikolog ararken nelere dikkat edilmeli?
Psikoloğun mesleki unvanı, eğitim geçmişi, çalışma alanları ve uyguladığı psikoterapi yaklaşımları hakkında bilgi edinilebilir. Terapi yaklaşımının kişinin ihtiyaçlarına uygunluğu profesyonel değerlendirme kapsamında ele alınabilir.
Kaygı bozukluğu için psikoterapi uygulanır mı?
Kaygı bozukluklarında farklı psikoterapi yaklaşımlarından yararlanılabilir. Hangi yaklaşımın kullanılacağı kişinin ihtiyaçları ve psikolojik değerlendirmesi doğrultusunda belirlenir.
Sonuç
Kaygı, yaşamın farklı dönemlerinde ortaya çıkabilen doğal bir duygudur. Değerlendirme açısından önemli olan kaygının yoğunluğu, süresi ve kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. İnternet üzerindeki bilgiler kişisel psikolojik değerlendirme veya tanı yerine geçmez.

